2 Yaş Gerçekten de Bir Sendrom Zamanı mı?

2 yaş sendromu nam-ı diğer terrible two… Pek çok ebeveynin korkulu rüyası, ebeveyn çocuk

çatışmasının ayyuka çıktığı oldukça doğal ve beklenen bir sürecin ta kendisi. Çocuklara ve

yaşamdaki gelişimsel dönemlere sendrom isimleri vermek yerine, bu süreçte neler olup

bittiğine, çocukların ve ailelerin ihtiyaçlarına odaklanmaya ne dersiniz?

Bu yaş döneminin belli temel özellikleri var. Örneğin çocukların sık sık ‘hayır’ demesi,

hemen her şeye muhalif olması gibi. Peki neler oluyor? Ve neden oluyor?

Çocuklar bu dönemde pek çok şeyi kendi başlarına yapmayı arzu ederler ama tam da

istedikleri gibi yapamadıkları zaman kendi sınırlarıyla yüzleşirler. Bu da beraberinde hayal

kırıklığı ve öfkeyi getirir.

Bu yaş grubunun sözel becerileri sınırlıdır. Kendilerini, tam anlatmak istedikleri gibi ifade

etmekte güçlük yaşarlar. Düşünce hızları ve sözel becerileri senkronize değildir. Tam olarak

anlaşılamamak onlar için dayanılmazdır!

Çocuklar bu süreçte ebeveyninin bir uzvu olmadığını, bağımsız bir birey olduğunu, ayrışma

arzusunu ortaya koymaya çabalar. Kendini göstermek ve kabul ettirmek yaşamsal bir ihtiyaç

haline gelir.

Ebeveynler bu mücadeleyi zaman zaman kişisel algılayabilirler. Hatta çocuğunun bu

durumunun ‘şımarıklık’, ‘arsızlık’ olduğunu bile düşünebilirler. Bu dönemde çocukların

amacı yetişkinleri gıcık etmek değil, bireysel kimliklerini ortaya koymak, farklılaşmak,

büyümek ve özne haline gelmektir. Orijinal kimliklerini ortaya koymak başlı başına bir

varoluş mücadelesidir.

Peki ebeveynler bu süreçte çocuklarına destek olmak için neler yapabilir?

Öncelikle emir vermekten kaçınmak gerekir. Emirlere itaat eden çocukların beyinlerinin ön

bölgesi faaliyet dışı kalır. Bu bölgeyi harekete geçirmek için çocuğu düşünmeye teşvik etmek,

sorumluluk almasını desteklemek, karar vermesine olanak sağlamak önemli.

Çocukların duygularını ve davranışlarını anladığınızı hissettirmek oldukça önemli. Bunu da

hissettiklerinizi ve gözlemlediklerinizi tasvir ederek yapabilirsiniz.

Örnek:

‘Her fırsatta oyuncak almak istiyorsun. Alamadığın için üzülüyorsun.’

Çocuklar bu dönemde doğaları gereği muhalif tavır sergileme eğiliminde olabilirler.

Mantıksal sorgulamalar yapmaya özen gösterebilirsiniz.

Örnek Diyalog: (yazlık ayakkabı giymek için direttiğinde)

Anne: Bugün hava yağmurlu mu yoksa güneşli mi?

Çocuk: Yağmurlu

Anne: Peki yağmurlu havalarda ne giyeriz?

Çocuk: Botlarımızı

Seçenekler sunmayı deneyebilirsiniz. Belli olasılıklar arasından seçim yapmak çocuğun


kendine olan saygısını da pekiştirir. Hem de çatışma ihtimalinizi azaltır.

Örnek Diyalog:

Anne: Botlarını montundan önce mi giymek istersin yoksa sonra mı?

Çocuk: Sonra

Direnci oyunla karşılayabilirsiniz. Burada önemli olan nokta sınırları belirlemek, çocuğu

kırmamak, rencide etmemek ve tutarlı olmaktır.

Örnek Diyalog:

Baba: Yerdeki oyuncak arabaları kutulara kaldırabilirsin

Çocuk: Hayır, ben dans etmek istiyorum!

Baba: Harika fikir! Toplaman biter bitmez dansa geçelim!

Çocukların beceremediği şeylerin altını çizmek yerine, çabalarına atıfta bulunmak çok etkili

olur.

Örnek Diyalog:

Anne: O oyuncak evi taşımak güç gerektirir (çocuğun taşıdığı esnada)

Çocuk: ben güçlüyüm.

Örnek Diyalog:

Çocuk: Ödevim bitti.

Baba: Sabırla hepsini bitirdin. Çok çaba gösterdin.

Çocuklarımızı etiketlemeksizin, ihtiyaçlarına odaklanabildiğimiz günlere…

Kaynak: Isabelle Filliozat,Kusursuz Ebeveyn Yoktur

Aletha Solter, Çocuğunuza Kulak Verin)

İletişim

Klinik Psikolog İrem Polat

Adres : Mita Psikoloji, Nisbetiye Mahallesi, Başa Sokak, Emin Usta Apt, No:14, D:2, Levent / İstanbul

E-Posta : psikologirempolat@gmail.com 

Telefon: 0553 708 64 82

  • Black Facebook Icon